Open Source

Neden Sadece GNU/Linux ve Free/Libre Açık Kaynaklı Yazılım Kullanıyorum?

Okuma Süresi : 3 dk

Öncelikle “Özgür Yazılım” ile “Açık Kaynak” arasındaki kavramsal farkı not ederek başlamanın doğru olacağını düşünüyorum. Bu yüzden şu linki buraya bırakalım.

Bu önemli detay; konuya bakış açısı, yaklaşım ve uygulama aşamasındaki genel felsefeyi bence çok güzel özetliyor. Benim açımdan da yaş aldıkça bu konuya bakışım gelişti, şekillendi ve hayatımın daha da sadeleşmesiyle evrim geçirdi diyebilirim.

Sonuç olarak 20 yılı aşkın bir süredir kişisel olarak GNU/Linux ve açık kaynaklı özgür yazılım kullanıyorum ve kullanma sebeplerim bugüne kadar farklı nedenlere dayandı. Bugün itibariyle internetteki veri kontrolü ve gizlilik konularını da dikkate aldığımda artık neden “GNU/Linux ve Özgür Yazılım” kullandığımı ifade eden parçaları tamamlanmış olduğumu düşünüyorum.

Kısaca GNU Nedir?

Wikipedia’dan :

GNU; çekirdeği, sistem araçlarını, açıcılarını, kütüphanelerini ve son kullanıcı yazılımlarını içeren, GNU Tasarısı kapsamında geliştirilen bir işletim sistemidir. İsminin açılımı " GNU’s Not Unix " (GNU Unix değildir) dir. Bu ismi almasındaki sebep de tasarımının Unix ’e benzerken kendisinin özgür yazılım olması ve herhangi bir UNIX kodunu içermemesidir.

2000’li yılların başında Slackware, Mandrake, Suse ve uzun bir süre Debian ile devam eden dağıtım denemelerim son 10 yıldır Arch Linux ile son buldu. Masaüstü ortamı açısından fare kullanımı ve geleneksel pencere mantığı olacaksa XFCE4, aksi takdirde i3wm ve bspwm ile mutlu bir hayatım var.

Neden GNU/Linux ve açık kaynaklı özgür yazılım kullanıyorum, dört ana başlıkta ifade edebilirim.

Özgürlük

Özgürlük kelimesinin anlamını biliyoruz. Başlığı yansıtan şekilde sorguladığımızda kimsenin ne yaptığım, ne kullandığım ve nasıl kullandığım hakkında kontrolünün olmadığını bildiğim için Linux kullanıyorum. Aynı şekilde “Free Libre Software” ile bu felsefeye hizmet eden uygulamalarla kullanım sürecimi beslemeye devam ediyorum. Tabi bunun güzel tarafı seçme özgürlüğü ve alternatifler.

Performance ve Verimlilik

Sistemin bütünü içerisinde hakimiyet. Özellikle son beş yılda i3wm ve monocle yapısını çok sevdiğim bspwm ile katettiğim yol, bana tamamen kendime özgü kısayollardan oluşan bir masaüstü ortamı, terminal uygulamalarına bağımlılık ve en önemlisi donanım eskise bile sürdürülebilir, kolay yazılımlarla ihtiyacı tam olarak karşılayan sadelikte bir yapı sunmuş oldu. Bu da doğal olarak daha verimli ve performansı yüksek bir iş akışı sağladı. Kullandığım sistem ve uygulamalarla ilgili faydalı olabileceğini düşündüğüm ayrı bir yazı yazacağım.

Şeffaflık ve Açık Kaynak

Açık kaynak çözümleri, kaynak kodu ve işlemleri için tam şeffaflık sağlar. Bu kod şeffaflığı, görünürlüğü ve katılımı artırır ve bu sayede kodu inceleyen kişi sayısı en üst düzeye çıkar. Kod üzerinde daha fazla etkileşim ile tüm güvenlik açıkları hızlı bir şekilde belirlenir ya da kişisel olarak açacağınız bir PR bile topluluk tarafından veya geliştirici açısından makul karşılanırsa geliştirmeye eklenir. Tüm bu süreç hem güven hem de sürdürülebilir dinamik uygulamaların kalıcı olmasını sağlar.

Gizlilik ve Veri Kontrolü

Bildiğiniz üzere 2018’de Avrupa Birliği, kapsamlı bir gizlilik yasası olan Genel Veri Koruma Yönetmeliğini (GDPR) uygulamaya koydu. İnternetin ve tescilli yazılımların işleri azıtması söz konusu olmasaydı bunu bir madde olarak eklememe gerek kalmayabilirdi. GDPR’nin amacı, mahremiyet haklarını kişilere geri vermek ve veri denetleyicileri ile işleyiciler arasındaki hesap verebilirliği vurgulamaktı. Ancak bugün geldiğimiz noktada şirketler işin içine o kadar etmiş durumdalar ki, kullanıcı olarak bu konuda basit gizlilik ilkelerini talep edecek yapılara ulaşmak artık çok zor. Çünkü internetin ırzına geçilmiş durumda. Genel olarak internet tarayıcıları konusunda hala sıkıntı yaşandığını düşünsem de, FLOSS (Free/Libre Open Source Software) yapısı ve Fediverse bu konuyu tamamen çözüyor.